Arpameydan'da bir ramazan akşamı.
Çocuktum ,o yıl babam ve arkadaşları ramazan ayı boyunca her akşam bir arkadaşın evinde iftar yemeği vermeyi kararlaştırmışladı
İftar sofraları çok kalabalık oluyordu,hem iftar yemeğini verenler hemde misafirler oluyordu,bu gecelerin bir çoğunda bende babamla beraber bulundum..
İftar yemekleri bir fire vermişti daha başlarda.rahmetli olmuş bu büyüğümüzün hanımı biraz eli maşalıydı ‘’ben o kadar insana yemek hazırlamam ‘’ demişti ,bu haber ramazan boyunca her gecenin gündem konusuydu,bu büyüğümüz espiriyi kaldıran hazır cevap biriydi kendisine söylenen her lafa anında cevabı yapıştırıyordu.
Bir akşam sıra Arpameydanında oturan birindeydi,topluca o eve gidildi,geniş bir ev,koskoca bir oda,tertemiz sofra bezleri yerlere serilmiş ,mis gibi yemek kokuları tütüyor.
İftar saati yaklaşmıştı herkes yer sofrasında yerlerini alıyordu,bende sofranın bir tarafına oturup etrafı izliyordum,arkamdaki perde fazlaca dikkatimi çekiyordu,bordo bir perde asılıydı duvarın yarısındaki çıkmadan yere kadar ,üstünde birkaç biblo vardı birini hatırlıyorum İspanyol bir danscı kız biblosuydu.
Perdenin arkasını merak ediyordum tutup araladım kapkaranlık bir tünele benziyordu birkaç demir çubuk ve büyük tencereler vardı,gür bir ses ‘kapat perdeyi ne yapıyorsun sen’diye seslenmişti bana,hemen perdeyi bıraktım, nefesim kesilmişti sanki, herkes bana bakıp gülüyordu, bir şeyler anlatıyorlardı. perdeyi açmamamı ,görünmez bir elin beni oraya çekebileceğini,birdaha dönemeyebileceğimi söylüyorlardı.
Gece bana zehir olmuştu , kimseyi duymuyordum artık,ağlamak,kaçmak,yemek aklıma bile gelmiyordu , bu perdenin önünden nasıl kurtulacağımı düşünüyordum ,sanki herkes bana bakıp gülüyordu,yemek yedimmi yemedimmi onu bile hatırlamıyordum.
Sofra toplanıyordu artık aniden fırlayıp babamın yanına attım kendimi,gecenin eğlencesi olmuştum, herkes bana gülüyor yaptıklarımı anlatıyorlardı.
O perdenin arkasını merak eden tek ben değildim,birçok kişi perdeyi açıp bakıyorlardı ve sorular soruyorlardı.
Ev sahib perdenin arkasında bir şömine olduğunu ,kullanmadıklarını,ve bu evin Rumlardan kalma bir ev olduğunu anlatıyordu.
Ramazan ayında,Arpameydanında,Rumlardan kalma şömineli o evdeki iftar zamanı ne çok korkutulmuştum….
Ressam Ayşe Kahriman Köseoğlu'nun Elazığ-MADEN'de .resmi.

İftar sofraları çok kalabalık oluyordu,hem iftar yemeğini verenler hemde misafirler oluyordu,bu gecelerin bir çoğunda bende babamla beraber bulundum..
İftar yemekleri bir fire vermişti daha başlarda.rahmetli olmuş bu büyüğümüzün hanımı biraz eli maşalıydı ‘’ben o kadar insana yemek hazırlamam ‘’ demişti ,bu haber ramazan boyunca her gecenin gündem konusuydu,bu büyüğümüz espiriyi kaldıran hazır cevap biriydi kendisine söylenen her lafa anında cevabı yapıştırıyordu.
Bir akşam sıra Arpameydanında oturan birindeydi,topluca o eve gidildi,geniş bir ev,koskoca bir oda,tertemiz sofra bezleri yerlere serilmiş ,mis gibi yemek kokuları tütüyor.
İftar saati yaklaşmıştı herkes yer sofrasında yerlerini alıyordu,bende sofranın bir tarafına oturup etrafı izliyordum,arkamdaki perde fazlaca dikkatimi çekiyordu,bordo bir perde asılıydı duvarın yarısındaki çıkmadan yere kadar ,üstünde birkaç biblo vardı birini hatırlıyorum İspanyol bir danscı kız biblosuydu.
Perdenin arkasını merak ediyordum tutup araladım kapkaranlık bir tünele benziyordu birkaç demir çubuk ve büyük tencereler vardı,gür bir ses ‘kapat perdeyi ne yapıyorsun sen’diye seslenmişti bana,hemen perdeyi bıraktım, nefesim kesilmişti sanki, herkes bana bakıp gülüyordu, bir şeyler anlatıyorlardı. perdeyi açmamamı ,görünmez bir elin beni oraya çekebileceğini,birdaha dönemeyebileceğimi söylüyorlardı.
Gece bana zehir olmuştu , kimseyi duymuyordum artık,ağlamak,kaçmak,yemek aklıma bile gelmiyordu , bu perdenin önünden nasıl kurtulacağımı düşünüyordum ,sanki herkes bana bakıp gülüyordu,yemek yedimmi yemedimmi onu bile hatırlamıyordum.
Sofra toplanıyordu artık aniden fırlayıp babamın yanına attım kendimi,gecenin eğlencesi olmuştum, herkes bana gülüyor yaptıklarımı anlatıyorlardı.
O perdenin arkasını merak eden tek ben değildim,birçok kişi perdeyi açıp bakıyorlardı ve sorular soruyorlardı.
Ev sahib perdenin arkasında bir şömine olduğunu ,kullanmadıklarını,ve bu evin Rumlardan kalma bir ev olduğunu anlatıyordu.
Ramazan ayında,Arpameydanında,Rumlardan kalma şömineli o evdeki iftar zamanı ne çok korkutulmuştum….
Ressam Ayşe Kahriman Köseoğlu'nun Elazığ-MADEN'de .resmi.

.jpg)























1 yorum:
Toprak testimden kahkahalar sunuyorum,
Uzatın boşalan kadehlerinizi
Bir garip sakiyim, hesap istemem,
Verin bütün kederlerinizi..
Bir çift zar gibi baktınız,
Ben kaybettim, siz kazandınız
Bu yüzden hüzünlüdür yüzüm resimlerde,
Cebimdeki son kahkahayı da siz aldinız.
Maden
Yorum Gönder