26 Şub 2008
31 Oca 2008
2 Kuzuya çıngırak...
1996 veya 97 yılları,ilkbaharın sonlarıydı,iki tane kuzu alıp kavurma zamanına kadar besleyip büyütmekti niyetim,işyerimin olduğu yerde buna müsaitti.
Yanımda çalışan gece bekçisi M.Ali'ye bana iki tane kuzu bulmasını söyledim,iki gün sonra M.Ali iki kuzu alıp gelmişti.
Kuzuların birinin boynunda çıngırak vardı diğerinde yok,şehire çıktığımda diğerinde çıngırak almak için meydana indim,meydanda bu tür malzemeler satan hemşerimize uğradım durumu onada anlattım,bana bir koyun çıngırağı vedi fakat kuzunun boynundaki çıngırağa benzemiyordu sesi daha değişik çıkıyordu,bütün hayvanlara takılan çıngırakları tek tek gösterdi ama yoktu aynısı mecburen normal bir koyun çıngırağı aldım diğer kuzunun boynuna taktım.
Bir yaz boyu kuzuları besledik ama personelde ve evlerde şikayetler başlamıştı ,gece olunca bacaklarımız haşarat saldırısına uğruyordu sanki,pire dadanmıştı heryere evlerimize ,işyerimize.hemen evleri,işyerini ve koyunların barınağını ilaçlayıp bu haşarattan kurtulduk.
Kavurma zamanı gelmişti,kuzular kavurma yapılmaya gidecekti,seneye kullanmak niyetiyle boyunlarından çıngırakları çıkarıp aldım,iyice temizleyip işyerimdeki odamın duvarına astım.
Eski çıngırağın zinciri çok paslı ve kötü gözüküyordu,söküp attım çıngırağı masamın üzerine koydum.
O artık bir çıngırağa benzemiyordu,dahada dikkatli baktım,tekrardan temizletip metal parlatıcı macunla temizledim,altındaki deliklerin sonradan açıldığı belli oluyordu,üzerindeki resim ve yazılar çok net gözüküyordu,bu bir çıngırak değildi,o bir bronz içki kupasıydı.
Kimbilir kim ne zaman yapmıştı,üzerindeki figürleri hangi duygularla kazımıştı,kimler kullanmıştı bu zamana kadar,kaç dudakla buluşmuştu,kaç ev,konak,han değişmişti,neler duymuştu nelere şahit olmuştu?
Hangi zihniyet altına iki delik açmıştı?
Peki hangi zihniyet bu kültürleri inkar edip yok etmeye çalışmıştı?
Hatırlayın o güzelim bakır sinileri,kazanları,tepsileri,hamam taslarını nasılda birkaç naylon leğen ve kovaya feda eden analarımızı kimler köreltmişti?
Gönderen
Kemal
Yorum okuyun
31.1.08
0
Düşüncenizi paylaşın
10 May 2007
Arpameydan'da bir ramazan akşamı.
İftar sofraları çok kalabalık oluyordu,hem iftar yemeğini verenler hemde misafirler oluyordu,bu gecelerin bir çoğunda bende babamla beraber bulundum..
İftar yemekleri bir fire vermişti daha başlarda.rahmetli olmuş bu büyüğümüzün hanımı biraz eli maşalıydı ‘’ben o kadar insana yemek hazırlamam ‘’ demişti ,bu haber ramazan boyunca her gecenin gündem konusuydu,bu büyüğümüz espiriyi kaldıran hazır cevap biriydi kendisine söylenen her lafa anında cevabı yapıştırıyordu.
Bir akşam sıra Arpameydanında oturan birindeydi,topluca o eve gidildi,geniş bir ev,koskoca bir oda,tertemiz sofra bezleri yerlere serilmiş ,mis gibi yemek kokuları tütüyor.
İftar saati yaklaşmıştı herkes yer sofrasında yerlerini alıyordu,bende sofranın bir tarafına oturup etrafı izliyordum,arkamdaki perde fazlaca dikkatimi çekiyordu,bordo bir perde asılıydı duvarın yarısındaki çıkmadan yere kadar ,üstünde birkaç biblo vardı birini hatırlıyorum İspanyol bir danscı kız biblosuydu.
Perdenin arkasını merak ediyordum tutup araladım kapkaranlık bir tünele benziyordu birkaç demir çubuk ve büyük tencereler vardı,gür bir ses ‘kapat perdeyi ne yapıyorsun sen’diye seslenmişti bana,hemen perdeyi bıraktım, nefesim kesilmişti sanki, herkes bana bakıp gülüyordu, bir şeyler anlatıyorlardı. perdeyi açmamamı ,görünmez bir elin beni oraya çekebileceğini,birdaha dönemeyebileceğimi söylüyorlardı.
Gece bana zehir olmuştu , kimseyi duymuyordum artık,ağlamak,kaçmak,yemek aklıma bile gelmiyordu , bu perdenin önünden nasıl kurtulacağımı düşünüyordum ,sanki herkes bana bakıp gülüyordu,yemek yedimmi yemedimmi onu bile hatırlamıyordum.
Sofra toplanıyordu artık aniden fırlayıp babamın yanına attım kendimi,gecenin eğlencesi olmuştum, herkes bana gülüyor yaptıklarımı anlatıyorlardı.
O perdenin arkasını merak eden tek ben değildim,birçok kişi perdeyi açıp bakıyorlardı ve sorular soruyorlardı.
Ev sahib perdenin arkasında bir şömine olduğunu ,kullanmadıklarını,ve bu evin Rumlardan kalma bir ev olduğunu anlatıyordu.
Ramazan ayında,Arpameydanında,Rumlardan kalma şömineli o evdeki iftar zamanı ne çok korkutulmuştum….
Ressam Ayşe Kahriman Köseoğlu'nun Elazığ-MADEN'de .resmi.

Gönderen
Kemal
Yorum okuyun
10.5.07
1 Düşüncenizi paylaşın
R a k ı . M u h a b b e t i
Su desen berrak,kadehinde efendimi efendi.
Resmen beyefendi.
Rakı öyle berrak,şişesinde edepli,sakin.
Resmen hanımefendi.
Dur bakalım dedim de kattım ikisini biraraya.
Offffff oda ne.
Bir sis aldı aşkı sevdayı.
Suyla rakı.
Ateşle barutmuş yahu!
Erkan Güçavlı...
Gönderen
Kemal
Yorum okuyun
10.5.07
1 Düşüncenizi paylaşın
Ki. zawa . Ki .zawa...

Sen söyle Dicle.....
Bin yıllardır şahidisin ucuz pazarlıkların...
Kan kustuğunu gördün yanıbaşında Peygamberin öptüğü gül dudakların...
Sen tarihin içinden akarken,kimi zaman sakin kimi zaman deli...
Hiçmi bu topraklara uğramadı firavunlar deviren bir Musa eli...
Bin yıllar daha olsada sen yine türkülerini söyle...
TEV . TEV . TEV
Gönderen
Kemal
Yorum okuyun
10.5.07
0
Düşüncenizi paylaşın
Gönderen
Kemal
Yorum okuyun
10.5.07
1 Düşüncenizi paylaşın





.jpg)









.jpg)





















